SAĞLIK

Şok: Nedenleri, Belirtileri, Çeşitleri ve Evreleri

Şok: Nedenleri, Belirtileri, Çeşitleri ve Evreleri

Şok nedir?

Kardiovasküler sistemin görevi; kanın tüm hücre ve dokulara ulaŞmasını sağlamaktır. Bu sayede hücrelere, oksijen ve besin maddesi taşınır ve hücrelerden metabolik atık maddeler uzaklaştırılır. Kardiyo vasküler sistem kalp, damarlar (arter, ven ve kapiller) ve kandan oluşur. Damarların dilatasyon ve konstrüksiyonu otonom sinir sisteminin kontrolündedir.

Şok, dolaşım bozukluğuna bağlı yetersiz doku perfüzyonu sonucu ortaya çıkan, kompleks klinik bir sendromdur. Bir başka deyişle dolaşan kan hacmi ile damar lümeni arasındaki akut dengesizliğe bağlı olarak gelişen, dolaşım yetersizliği ve doku anoksisidir. ġokta yetersiz perfüzyon ve oksijen açığının devam etmesi, hücresel ölüm, organ ve sistem yetersizliğine neden olur. Bu nedenle geri dönüşümsüz komplikasyonlarını, hücre hasarını ve ölümü engellemek için erken dönemde tanı konulup tedavi edilmesi çok önemlidir.

Doku perfüzyonunu sağlayan üç ana unsur vardır. Bu unsurlar:

  • Damar tonüsü ya da direnci,
  • Kan hacmi ya da vücuttaki total kan miktarı,
  • Kardiyak pompa ya da kalbin pompa fonksiyonudur.

Şokun oluşmasına neden olan faktörler:

  • Sıvı-elektrolit kaybı,
  • Kan kaybı,
  • Dolaşım yetmezliği,
  • İç salgı bezlerinin işlevlerinde bozulma,
  • Alkol ve kimyasal madde zehirlenmeleri,
  • Alerjik reaksiyonlar,
  • Şiddetli ağrı,
  • Şiddetli kusma ve ishal,
  • Büyük yanıklar,
  • Geniş doku kayıplarıdır.

Sonuç olarak şokun üç temel nedeni vardır, bunlar:

  • Kan ve sıvı hacminin azalması
  • Kalbin pompa gücünün yetersizliği
  • Damar lümeninin genişlemesi ile kan hacmi arasındaki uyumsuzluk

Şoktaki her hastada ortak faktör, kapiller perfüzyonun yetersizliğidir. Genel olarak mortalitesi % 40-50 dir. Ancak bazı şok türlerinde bu oran, %80-90’a kadar çıkabilir.

Şok Çeşitleri

Şok, temel nedenlerine bağlı olarak başlıca üç tipe ayrılır.

Hipovolemik şok; damar içinde dolaşan sıvı hacminin yetersizliği ile karakterizedir.

Kardiyojenik şok; kalp kası fonksiyon bozukluğu ile karakterizedir.

Vazojenik şok; dolaşan kan hacminin uygunsuz dağılımı ile karakterizedir.

  • Anafilaktik şok,
  • Nörojenik şok,
  • Septik şok sık görülür.

Şok çeşidi

  • Hipovolemik şok

Primer Dolaşım Bozukluğu

Dolaşan kan volümünde azalma.

Sık Görülen Nedenler

Kanama, Kusma, diyare, Diabetes Mellitu s, Diabetes Insipitus, Yanıklar, Adreno-genital sendrom, Kapiller sızıntı sendromu.

  • Kardiyojenik şok

Myokard kasılma gücünün azalması ve ventrikül çıkımında mekanik obstrüksiyon.

Sık Görülen Nedenler

Ağır kalp hastalığı, Doğumsal kalp hastalığı, aritmi, Kardiyomiyopati, Myokardit, Hipoksik, iskemik hasar, İlaç intoksikasyonu, Kalp tamponadı, Masif pulmoner emboli, Basınçlı pnömot oraks, Kalp tümörü.

  • Vazojenik şok

Vazodilatasyon, Venöz göllenme, Preload (ön yükleme) Bölgesel kan akımının azalması, dağılım bozukluğu

Sık Görülen Nedenler

Sepsis, anafilaksi SSS hasarı, İlaç intoksikasyonu.

Şokun Fizyopatolojisi

Şokun sınıflandırılması yapılsa da temelindeki fizyopatolojik olaylar benzerdir. ġok geliştiğinde, hücrelerin temel ihtiyaçları olan besin, O2 ve sıvı-elektrolit karşılanamayacağından ve atık maddeler atılamatacağından bu durumu düzeltmek için kompanzasyon mekanizmaları devreye girer. Mekanizmada temel amaç, azalan kan hacmine paralel olarak diğer organ perfüzyonunu azaltıp kalp ve beynin yeterli perfüzyonunu sağlamaktır.

Şokta kompansasyon mekanizmaları:

Şok geliştiği zaman kan hacminin azalması kalp debisinin düşmesine buda çok sayıda uyarının harekete geçmesine neden olur. sempatik sinir sisteminin aktivasyonu ile katekolaminlerin salınımı (epinefrin-norepinefrin adrenal medulladan salınır.) artar. Bu maddeler kalpteki reseptörleri uyararak kalbin kasılma gücünü ve kalp atım sayısını artırır, periferik damarlarda vazokonstriksiyona neden olur, Böbreklere giden kan miktarı azalır.

Böbreğe giden kan miktarının azalmasıyla jukstaglomerüler hücrelerden salınan Renin aktifleşir. Renin, daha sonra Angiotensin I’e ve akciğerlerde Angiotensin II ye dönüşür. Angiotensin II, periferik damarlarda şiddetli vazokonstriksiyona neden olur.

Volüm azlığı nedeniyle atrium ve karotidde bulunan reseptörler uyarılır. Glukokortikoid ve ADH salınımı ile Na ve su reapsorbsiyonu artar. Glukokortikoidler, yağ ve proteinleri glikoza dönüştürerek hücrelerin enerji ihtiyacını karşılamaya çalışır. Ayrıca kapiller endotelin dayanıklılığını artırarak damar içindeki sıvının doku aralığına kaçmasını önler

Başlangıçta yararlı olan kompansasyon mekanizmaları, giderek zararlı olmaya başlar ve sonuç olarak:

  • Myokardial depresan faktör(MDF) salınımı,
  • Barsak ve karaciğere giden kan akımının bozulması,
  • Böbrek perfüzyonunun azalması yetmezlik,
  • Pankreas perfüzyonunun bozulması ve ünsilin azalması
  • Doku anaksisi ve karbonhidratların oksijensiz ortamda yıkımı,
  • Kapiller dilatasyon,
  • Bütün damarlarda yaygın pıhtılaşma ve DIC (dissemine intravasküler kuagülasyon) gerçekleşir.

Şokun Genel Belirti ve Bulguları

Şokun genel belirti ve bulguları aşağıdaki tabloda verilmiştir

Şokun genel belirti ve bulguları
Şoktaki hastanın genel görünümü

Şokun Evreleri

Fizyolojik değişikliklere göre şok; kompanse (dengeleme, başlangıç), dekompanse (dengeleyememe, ilerleyici) ve irreversible (geriye dönüşsüz) olmak üzere üç klinik evrede değerlendirilir.

Kompanse şok: Kompansasyon mekanizmalarının harekete geçmesi ile periferik direnç ve kardiak out-put artarak, kan basıncındaki düşüş dengelenir. Yaşamsal organların perfüzyonu korunduğu için fonksiyonları bozulmaz. ġoktaki tedavi girişimi en çok bu dönemde başarılı olur. Hastada;

  • Anksiyete,
  • Huzursuzluk,
  • Kan basincinda hafif düşüklük,
  • Hızlı nabız (100≥),
  • Baş dönmesi,
  • Susuzluk hissi,
  • Bulanti, kusma,
  • Cilt soğuk ve soluk vb bulgular görülür

Dekompanse şok: Doku perfüzyonunun azalması, sürekli ilerleyen bir dolaşım ve metabolik denge bozukluğunun başlaması ile karakterizedir. Bu dönemde kompansasyon mekanizmaları yetersiz kaldığından vital organların kan akımı için gerekli arteriyel basınç sağlanamaz. Sonuç olarak beyin, böbrek ve kalpte iskemi oluşur. Hastada;

  • Bilinç bozukluğu,
  • Hipotansiyon,
  • Tasikardi (kalp atımı 100/dk),
  • Hızlı ve yüzeyel solunum,
  • Cilt nemli, soluk, soğuk ve alacalı,
  • Kapiller geri doluş zamanında gecikme,
  • Hipotermi,
  • Oligüri vb bulgular görülür.

Kompanse evre ile dekompanse evreyi birbirinden ayıran en önemli bulgu, sistolik hipotansiyon varlığıdır. Dekompanse şokta genellikle kalp debisinde azalma vardır; ancak septik şokta kalp debisi yüksek olabilir.

Irreversible şok: İleri derecede vazokonstrüksiyon ve kalp debisinde düşme gerçekleşir. Bu dönemde tedaviye cevap alınamaz. İlerleyici uç organ disfonksiyonu sonucunda geri dönüşümsüz organ hasarı ve ölüm meydana gelir. Irreversibl şokta;

  • Laterji ve koma
  • Ciddi hipotansiyon
  • Filiform nabız
  • Dispne, takipne
  • Siyanoz
  • Anüri
  • Kardiyak arrest ve ölüm görülür.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir