KADIN

Sezeryan ameliyatı nedir? Nasıl olur?

Sezeryan ameliyatı nedir? Nasıl olur?

Sezaryen, normal vaginal yolla doğumun mümkün olmadığı durumlarda veya gebenin tercihi doğrultusunda başvurulan, cerrahi yolla yapılan alternatif doğum yöntemidir. Tüm doğumların yaklaşık %25–30’u sezaryen ile olmaktadır.

Günümüzde anestezi tekniklerinin gelişmesi, enfeksiyonlarla mücadelede başarılı ilaçların geliştirilmesi, cerrahi tekniklerin ilerlemesi, ameliyat sonrası kullanılan ağrı kesicilerin güçlendirilmesi ve ameliyat sonrası bakım kalitesinin yükseltilmesi gibi nedenlerle sezaryen ameliyatları son derecede güvenli ve kolay bir işlem hâline gelmiştir.

Genellikle hekim tarafından doğumun sezaryenle olup olmayacağı önceden belirlenir ancak doğum sırasında oluşan bazı sorunlar nedeniyle de sezaryene karar verilebilir. Doğumun sezaryen ile yapılmasını gerektiren birçok neden vardır. Bunlar; anneye, bebeğe, doğuma, plasentaya ve kordona ait nedenlerdir.

Anneye ait nedenler,

  • Daha önce geçirilmiş uterus cerrahisi (sezaryen, miyomektomi vb.)
  • Anneye ait sistemik hastalıklar (DM, HT, gebeliğe bağlı hipertansiyon, astım vb.)
  • Anneden fetüse bulaşabilecek maternal enfeksiyonlar (HIV, genital herpex simplex virus (HSV-2), Hepatit B, Hepatit C)
  • Annenin boy uzunluğunun 150 cm’in altında olması
  • Uzun süreli tedaviden sonra gebe kalınması

Bebeğe ait nedenler,

  • Fetal anomaliler (Hidrosefali, sakrokoksigeal teratom vb.)
  • Fetal sıkıntı
  • Prezantasyon anomalileri (transvers, alın, yüz ve makat geliş gibi)
  • Çoğul gebelikler
  • Fetal makrozomi (fetüsün doğum ağırlığının 4000 g ve üzerinde olması)

Doğuma ait nedenler,

  • Uzamış doğum eylemi
  • Baş-pelvis uyumsuzluğu
  • Uterus kasılmalarının yetersiz olması
  • Düzenli uterus kasılmalarına rağmen açılmanın tam olmaması
  • Vakum veya forseps uygulamasının başarısız olması

Umblikal kord veya plesantaya ait nedenler,

  • Kordon sarkması veya kordonun önde gelmesi
  • Vasa previa
  • Plasenta previa
  • Ablassyo plasenta

sezaryan-ameliyati

Ultrasonografik incelemede çocuğun gelişiminde bir problem tespit edilmemiş ise planlı sezaryenler gebeliğin 39. haftası tamamlandığında yapılır.

Sezaryen hazırlığı için ameliyat sabahı veya bir gün öncesi gebe hastaneye yatırılır. Genel durum değerlendirmesi için kan sayımı, idrar tetkiki, kan grubu, sarılık testi vb. laboratuvar tetkikleri yapılır. Anemi durumunda ya da olası ameliyat komplikasyonları için 2 ünite kan hazırlatılır. Çocuk kalp atışları fetal monitörde kaydedilir ve problem olup olmadığı tespit edilir. Ameliyattan en az 4 saat öncesinde yeme ve içme kesilir. Lavman, karın cildinin tıraş edilmesi, mesanenin boşaltılması ve sonda takılması ameliyat öncesi yapılan hazırlıklardır.

Sezaryen ameliyatı genel anestezi veya epidural anestezi ile yapılır. Sezaryende cerrahi girişim tekniği değişmektedir. Günümüzde karın alt bölgesine yaklaşık 8 cm’lik transvers insizyon yapılarak sezaryene başlanır. Karın duvarı, anatomisine uygun açılarak genellikle 2 dakika içerisinde bebek çıkartılır ve çocuk hekimi ya da hemşire tarafından ilk muayenesi yapılır. Daha sonra plasenta elle uterus içinden çıkarılır, kanama kontrolü yapılarak uterus, karın duvarı ve cilt, anatomisine uygun dikilerek ameliyat bitirilir. Tüm ameliyat süresi toplam 30–45 dakikadır.

Sezaryen ameliyatı sonrası ilk 2 saat, 15 dakikalık aralarla ANT takibi ve kanama kontrolü yapılır. İlk 1 saat içinde bebek anne kucağına verilip emzirmesi sağlanır. İlk emzirme, annede süt yapımını hızlandırır, uterusun toparlanmasını sağlar ve kanama riskini azaltır.

Sezaryen sonucu kanama, amniyon sıvı embolisi, mesane ve bağırsak yaralanmaları, tromboemboli, over travması, endometritis, insizyon yerinde enfeksiyon ve üriner sitem enfeksiyonları gibi komplikasyonlar görülebilir. Bu nedenle anne sıkı gözlem altında tutulmalı, hayati fonksiyonları kontrol edilmeli ve kaydedilmelidir. Bir problem olduğunda doktora haber verilmelidir.

Annede kan uyuşmazlığı varsa doğumdan sonraki ilk 72 saat içinde anneye koruyucu olarak Anti-D yapılmalıdır. Aynı şekilde Hepatit B taşıyıcısı gebelerin bebeklerini korumak için ilk 6 saatte aşı ve immünoglobin tedavisi yapılmalıdır.

Ameliyattan 6 saat sonra yeterli idrar çıkışı var ise hastanın sondası çekilir ve hasta kaldırılarak yatağı etrafında ilk hareketi sağlanır. Anestezinin etkisi ile ameliyat sonrası gaz çıkarma problemi olabilir. Bol bol yürüyüş yapmak gaz problemini giderebilir. Sezaryen sonrası hastanede kalma süresi genellikle 2 gündür. Genel durumu iyi olan ve gaz çıkarmış hasta, meme bakımı ve emzirme gibi konularda eğitim yapıldıktan sonra taburcu edilir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir