KADIN

Menstrual Siklus Anomalileri

Menstrual Siklus Anomalileri

Normal siklusu yöneten hipotalamus-hipofiz-ovaryum fonksiyon ünitesinin her basamağındaki bir yetersizlik (siklus süresi, kanama süresi ve kanama miktarı ile ilgili) anormal siklus kanamalarıyla ya da en ağır şekli olan amenore ile sonuçlanır. Bütün bu değişikliklere düzensiz sikluslar denir. Siklus anomalilerine en çok âdetin ilk başladığı yıllarda, menopoz öncesinde, doğum ve düşüklerden sonra rastlanır.

Normalde menstruel siklus 28 günlük periyotlar hâlinde olmaktadır. Klinik olarak 28 4 gün olan sikluslar normal kabul edilir. Yine menstruasyonun 4-2 gün devam etmesi normal kabul edilir. 2 günden az ve 7 günden daha fazla süren menstruasyon patolojik olarak kabul edilir. Her menstruasyonda kaybedilen kan miktarı ortalama 50-100 ml arasında değişmektedir. Bunun tespitinde kişisel ifade önemlidir. Klinik olarak bu değerlerin dışında tarif edilen menstrual sikluslar, düzensiz siklus olarak kabul edilir.

Düzensiz sikluslar şu başlıklar altında toplanır:

  • Amenore
  • Hipermenore
  • Oligomenore
  • Polimenore
  • Hipomenore
  • Menoraji
  • Metroraji

Âdet düzensizlikleri, organik ve hormonal nedenlere bağlı olabilir. Organik kökenli âdet düzensizlikleri, üreme organları ile ilgili çeşitli problemlerden kaynaklanır. Uterusta myom, polip, tümör veya over kisti gibi nedenler bu tür âdet düzensizliklerinin sebebidir. Yaklaşık %25 sıklıkla görülür. Yalnızca hormonal problemlere bağlı âdet düzensizlikleri ise yaklaşık %75 sıklıkla görülür.

Amenore

Pubertenin tamamlandığı yaş sınırı olan 16 yaşına kadar menstrüel siklusun başlamaması veya başlayan siklusun ortadan kalkması ya da 3–4 aylık aralarla gelmesi durumuna amenore denir. Siklus bozukluklarının en ağır şekli olarak kabul edilir. Amenore bir hastalık değil jinekolojinin hemen her alanını ilgilendiren ve pek çok nedeni olan bir belirtidir.

Amenoreler genel olarak primer ve sekonder amenoreler olmak üzere ikiye ayrılır. Genç kız 17–18 yaşına geldiği hâlde âdetin hiç başlamamasına primer amenore, başladıktan sonra ortadan kalkmasına veya 3–4 aylık aralarla gelmesine sekonder amenore denir. Primer amenore daha çok konjenital anomalilerle ilgilidir ve bazen tedavisi de olmayabilir. Sekonder amenore ise çoğunlukla gebelik, stres veya kilo kaybına bağlıdır ve tedavi şansı vardır.

Etyolojilerine göre amenoreler, fizyolojik ve patolojik olmak üzere iki büyük gruba ayrılır.

Fizyolojik Amenore

Kadınların bazı dönemlerde normal olarak âdet görmeme durumları vardır. Bu âdet olamama durumlarına fizyolojik amenore veya normal amenore adı verilir.

  • Puberteden önceki amenore
  • Gebelik esnasındaki amenore
  • Laktasyon (emzirme) devrindeki amenore
  • Menopozda görülen amenore (Fizyolojik amenoredir, tedaviye gerek yoktur.)

Bu dönemlerde âdet görmemenin sebebi ovulasyonun olmamasıdır.

Patolojik Amenore

Fizyolojik bir nedeni olmayan her amenore, patolojik amenore olarak kabul edilir. Patolojik amenoreler üç grup altında toplanabilir:

Fonksiyonel amenore: Ağır, akut ve kronik hastalıklar (kızıl, tbc, diyabet vb.), korku, üzüntü, ızdırap, aile içinde ölüm, boşanma, ruh hastalıkları gibi çevresel ve psişik faktörler, aşırı zayıflama rejimleri, psödosiyezis (pseudocyesis = yalancı gebelik) gibi çeşitli durumlar fonksiyonel amenoreye neden olabilmektedir.

Organ menşeili amenoreler: Periferik amenoreler, ovaryal amenoreler, santral amenoreler olmak üzere üç grupta incelemek mümkündür:

Periferik amenoreler: Vajina, servix ve uterus ile ilgili amenorelerdir. Müller kanalının embriyoner hayatta tam olarak gelişememesi sonucu vaginanın olmaması, embriyoner gelişme hatası olarak hymen deliğinin olmaması (atresiya hymenalis) ameneroye neden olur.

Atresia hymenalis varlığında menarştan (ilk âdet kanaması) itibaren uterustan gelen menstruasyon kanının önce vajinada (hematokolpos), sonra uterus içinde (hematometra), daha sonra da tubalarda (hematosalpinks) toplanması söz konusudur.

Serviksin konjenital atrezisi ya da iltihaplar, koterizasyon, konizasyon gibi işlemlerden sonra tıkanarak atrezi oluşması neticesinde âdet kanı dışarı akamaz ve amenore görülür

Uterusun konjenital olarak olmaması, yetersiz gelişmiş olması, endometriumda geçirilmiş iltihabi durumlar veya derin kürtajlardan sonra yapışıklık olması (Asherman sendromu) gibi nedenler amenoreye neden olur.

Ovaryal amenoreler: Overlerin olmaması veya yetersiz gelişmesi sonucunda gonadotrop hormonlara cevap veremez. Ovaryum tümörleri, kistleri, iltihapları amenore yapabilir. Kesin teşhis için ovaryal biopsi uygundur.

Santral amenoreler: Hipotalamus ve hipofiz nedenli amenorelerdir. Eş ölümü, ayrılma, göçler gibi çeşitli psişik faktörler hipotalamus fonksiyonuna etki ederek, FSH ve LH’nın sekresyonunu bozar. Hipotalamus bölgesinde tümör, iltihap, travma gibi organik bir bozukluk varsa amenore görülür. Gebelikte büyüyen ve genişleyen hipofiz ön lobu doğum sırasında ağır kanama ve şok sonucu nekrozla harab olur ve hipofizden gonadotrop hormonlar salgılanamaz, amenore görülür (Sheehan syndromu). Hipofiz tümörleri de amenore yapan sebeplerdir.

Disregülatorik amenoreler: Endokrin bozukluklar sonucu meydana gelen amenorelerdir. Özellikle troid ve böbreküstü bezi fonksiyon bozukluklarında amenoreler oluşabilir. Aşırı troid salgılaması veya yetersizliği, âdet düzensizliği ve amenore yapabilir. Böbreküstü bezinden aşırı derecede salgılanan androjen hormonu, hipotalamus ve hipofiz hormonlarını bozarak amenoreye neden olur. Androjenin aşırı dozda salgılanması hipofizden FSH ve LH’nın salınımını bozarak overlerden östrojen ve progesteron salınımına engel olur. Sonuçta amenore görülür.

Âdet gecikmesi olan normal üreme çağındaki bir hastada ilk yapılması gereken şey gebelik testidir. Gebelik olmadığı tespit edildikten sonra âdet gecikmesine neden olan durumla ilgili ayrıntılı muayene ve laboratuvar tetkikleri yapılır. Amenore tedavisi için hormonal tetkikler yapıldıktan sonra sonuca göre tedavi planlanır.

Hipermenore

Âdet kanamasının hem miktarı hem de süresinin uzun olmasıdır. Hipermenerode bir menstruasyon sırasında kaybedilen kan miktarı 150 ml’den fazladır. Anemiye yol açabilir.

Uterus myomları, iltihap, polip, endometriosis gibi genital sebeplerden olabileceği gibi koagülasyon bozukluğu, trombositopeni gibi kan hastalıkları, hipertansiyon, arterial ve venöz staz, kalp, akciğer ve damar hastalıkları da buna neden olabilir.

Şiddetli ve uzun kanamalarda hormonal tedavi için androjen, östrojen, ve progesteron kullanılır. Anemiye karşı gerekli tedaviye başvurulur. Tedaviden sonuç alınamıyorsa 40 yaşını geçmiş hastalarda histerektomi düşünülür.

Hipomenore

Âdet döneminde kaybedilen kan miktarının 20 ml’den az olması hipomenore olarak kabul edilir. Çok doğum yapanlarda, doğumdan sonra aşırı şişmanlayanlarda, endometrium tüberkülozu geçirenlerde, androjen fazlalığında, derin kürtajlardan sonra hipomenore görülür. Bu durum, menarştan itibaren (primer) mevcut olabileceği gibi âdet bir süre normal seyrettikten sonra ani veya yavaş yavaş azalarak da (sekonder) meydana gelebilir. Hastalığı yapan neden tespit edildikten sonra nedene yönelik tedavi yapılır.

Oligomenore

Siklus süresinin 35 günden fazla olmasıdır. Oligomenorede kanama miktarı normaldir. Âdetler 5-7 haftada bir veya 2-3 ayda bir görülebilir. En çok puberte ve klimakteryum devrelerinde (menapoz öncesi dönem) görülür. Ovulasyonlu sikluslarda tedaviye gerek yoktur, gebe kalabilirler.

Polimenore

Kanama miktarı normal olup 21 günden az aralıklarla âdet görülmesidir. Polimenorede ya follikül fazı kısadır ya da korpus luteum fazı kısadır. Kısırlık tedavisi için hangi siklus fazının kısalmış olduğu tespit edilip ona göre hormonal tedavi verilir.

Menoraji

Düzenli aralıklarla gelen kanamanın aşırı miktarlarda olmasıdır. Menorajide siklus süresi normal fakat kanama süresi ve miktarı fazladır. Bu durum anemiye neden olabilir. Myom, polip, endometriozis gibi organik bozukluklar, pıhtılaşma bozuklukları ve hormonal bozukluklar menoraji nedeni olabilir. Tedavi nedene yönelik yapılır

Metroraji

İki menstruasyon arasında herhangi bir zamanda, kısa veya uzun süren, miktarı az veya çok olan kanamalardır. İltihap, tümör gibi sebepler ve ağır over fonksiyon bozuklukları metrorajiye neden olur. Örneğin, hiperplazi şiddetli kanamalara neden olur. Bu durumda endometriumun dökülmesi zor olur ve uzun sürer. Probe kürtaj yapıldıktan sonra kesin tanı konarak tedavi planlanır.

Dismenore

Aşırı ağrılı âdet görmeye dismenore denir. Âdet sancısı alt karın bölgesine lokalize olup bel, sırt ve bacaklara da yayılabilir. Ağrı genellikle âdet başlamadan 1 gün önce başlar. Özellikle âdetin ilk günü çok şiddetlidir ve en çok 2-3 gün sürer. Âdet sancısı olan kadınlarda aynı zamanda bulantı, baş ağrısı, kabızlık veya ishal gibi yakınmalar da olabilir

Âdet sancısına neden olabilecek altta yatan herhangi bir hastalık saptanmaz ise bu duruma primer dismenore denir. Genellikle ilk âdet kanamalarından itibaren başlar ve ilerleyen yaşla birlikte veya gebeliklerden sonra şiddeti azalır.

Kadın genital organlarının hastalığına bağlı olarak sonradan ortaya çıkan dismenoreye sekonder dismenore denir.

Âdet döneminde oluşan sancının nedeni, uterustaki dolaşımın azalması ve âdet kanının dışarı atılması için uterusta oluşan kasılmalardır. Bu dönemde uterustan salgılanan prostaglandin sinir uçlarını uyararak ağrı hissedilmesine sebep olmaktadır.

Uterusun ileri derecede geriye dönük olması ve servikal darlık dismenore yapan sebeplerdendir. Böyle durumlarda uterusun kasılarak kanı dışarıya atmaya çalışması ağrıya neden olmaktadır.

Sekonder dismenore özellikle endometriozisin belirtileri arasındadır. Adenomyozis, myomlar, uterus ve tüplerin iltihabi hastalığı (PID) ile spiral kullanımı da sekonder dismenorenin diğer nedenleri arasında sayılabilir. Ayrıca servisit ve geçirilmiş kürtajlara bağlı daralmalar da âdet kanının dışarıya akmasını engelleyerek dismenoreye yol açabilir. Sekonder dismenorede tedavi nedene yönelik yapılır.

Primer dismenorelerin %25’inde hiçbir tedavi gerekmez. Non-steroid anti inflamatuar (NSAİ) grubuna giren ağrı kesiciler verilebilir. Ağrı kesicilerin kullanımına âdet başlamadan bir gün önce başlandığında etkileri daha iyi görülür. Ağrı kesicilere rağmen ağrı kesilmesse doktor istemine göre doğum kontrol hapları kullanılabilir. Doğum kontrol hapları ile ovulasyon baskılanarak etkili bir tedavi sağlanabilir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir