BİTKİ VE GIDALAR

Gerçek bal nasıl anlaşılır

Gerçek Bal:

Gerçek bal nasıl anlaşılır

Balın gerçek olup olmadığını anlamak için, baldan bir kaşık alıp, soğuk suda ezin. Su beyazlaşacak olursa, içinde un veya nişasta var demektir.

[box type=”note” align=”aligncenter” class=”” width=””]Reklamlarını izlediğiniz balların hiçbiri gerçek ve saf bal değildir.![/box]

Bal sağlığımız için en gerekli olan besinlerdendir. Üstelik çok etkili bir antioksidandır. İçinde bakteri barındırmaması ile sağlığımıza çok gereklidir. Fakat, son yıllarda üretilen ballarda bol miktarda şeker, mısır şurubu ve aroma arttırıcı katkı maddeleri bulundu. Peki, gerçek ve saf bal nasıl anlaşılır?

Balın tadı, kokusu, donması ya da donmaması balın saf ya da olmamasını belirlemiyor. Çünkü, pek çok üretici, şeker şurubu ile arıları besleyerek bal yapmaktadır. Bu bal ile saf bal arasında tat ve görünüş olarak hiçbir fark olmamaktadır. Bu nedenle gerçek saf bal ile sahte balı birbirinden ayıramamaktayız.

Saf balı anlamanın başlıca kuralı balın sertifikalarını görmektir. Çünkü, gerçek bal, labaratuar ortamında yapılan testler ile ortaya çıkmaktadır. Düzenli bal yiyorsanız bal aldığınız firmadan bu labaratuar testlerinin örneklerini isteyebilirsiniz.

Balın kutusunda veya şişesinde hangi gıda kodeksine uygun üretildiği yazmalıdır. Gerçek ve saf ballarda Tarım Bakanlığının onayı vardır. Bu onayı almadan satış yapılmamaktadır. Sahte ballar ise Gıda Tüzüğüne uygundur ibaresi taşırlar. Özetle, Tarım Bakanlığına uygundur ibaresi olan balları güvenle tüketebilirsiniz. Bal alırken yapılacak en değerli diğer yöntem ise gerçek balın fiyatının yüksek olmasıdır. Raflarda ki balların fiyatlarını kontrol ettiğinizde ucuz olanları eleyin ve pahallı olan balı tercih edin. Çünkü, ucuz bal imal etmek için içine katkı maddesi eklemek gereklidir. Saf bal, çok az sayıda üretildiğinden fiyat daima yüksektir.

Saf bal, bugün şeker hastalarına ve solunum yolu hastalıklarında önerilir. Fakat, yanlışlıkla saf olmayan bal tükettiğinizde bu rahatsızlıklarınız hızla kötüleşecektir. Bir şeker hastasının, içinde bol şeker, mısır şurubu olan bal tüketmesi şekerini hızla yükseltecek ve kötü noktalara taşıyacaktır. Bu nedenle bal seçiminde dikkatli olmak gereklidir.

Bal:

Bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak yutulan nektarın arıların bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşan ve kovandaki petek hücrelerine yerleştirilen çok faydalı bir besindir. Nektar bala çevrilirken arılar sağladıkları invertaz enzimi sayesinde sakkarozu inversiyona uğratarakfruktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürür ve fermantasyonun meydana gelmesini önleyecek miktarda suyunu uçururlar. Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri mumdan bir kapakla örtülen bal arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.

Balın rengi, şeker dengesi ve tadındaki farklılık tamamen toplanan nektarlardan kaynaklanmaktadır. Balın kokusunu, çiçeklerdeki aromalı uçucu yağlar verir ki bu aynı zamanda çiçeklerin kokularını sağlayan yağdır.

Bal üretiminde ½ kg ham nektarı toplamak için 900 bin arının bir gün boyunca çalışması gerekir. Toplanan bu nektarın ise ancak bir kısmı bala çevrilebilir. Elde edilen balın miktarı getirilen nektarın şeker konsantresine bağlıdır. Bal nem, güneş ışığı, kaynatma gibi sıradışı bir etkiye maruz kalmadıkça bozulmaz ve zaman faktöründen etkilenmez.

Bal ve Sağlık:

Arı balı en az 3000 seneden beri birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmıştır. Bal eski Yunan, Mısır, hint ve Çin tıbbında kullanılmış, Kur’anda da şifa olarak nitelenmiştir.

Allerjiler; Bal mevsimsel allerjiler için önerilmiş, ancak mevsimsel rinosinüzitlerde etkisiz bulunmuştur.

Yanık tedavisinde; Balın yanık tedavisinde faydalı olabileceğine yönelik bazı zayıf kanıtlar bulunmaktadır. Ven yaraları;Bal veya bal ürünlerinin ven yaralarının tedavisinde kullanımını destekleyen bulgular bulunmamaktadır.

Yara ve yanık tedavisindeki bu etkiler balın antiseptik/antimikrobiyal, osmotik, hidrojen peroksit ve asiditesine bağlı bakteriyel gelişimi önlemesine bağlanmıştır. Bal temel olarak ikimonosakkaritin yoğunlaşmış bir karışımıdır. Bu karışımda su etkisi az olduğu için yani su moleküllerinin çoğunluğu monosakkaritlere bağlı oldukları için mikroorganizmalarınhayatta kalmasını sağlayacak nemden ve sudan yoksundur. Böylelikle balda hiçbir mikroorganizma canlı kalamaz. Bunun içindir ki bal, asırlardır yanık, yara ve deri ülserleriniiyileştirmek için kullanılmıştır.

Antimikrobiyal etki; Balın yüksek şeker oranı, hipertonositesini artırdığı için etrafındaki bakterilerin suyunu hipertonik alana çekip bakteri hücrelerinin büzüşmesini sağlar. Bir antiseptik olarak balın metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) gibi dirençli bakterilere karşı etkili olabileceğini savunan araştırmalar mevcuttur. Bal içindeki hidrojen peroksit, tıbbi olarak kullanılan hidrojen peroksite üstündür. Balın içindeki hidrojen peroksit faal hale sulandırma sonucunda gelir. Yani, bal yara üzerine sürüldüğünde hidrojen peroksit yavaşca vücut sıvıları tarafından sulandırılarak etkili hale geçer. Hem yavaş olarak etkinlik kazanması hem de tıbbi hidrojen peroksitten daha düşük bir yoğunlukta bulunması balın mikropları öldürüp vücudun hücrelerinin zarar görmemesini sağlar.

Bal pH’ı 3.2 ve 4.5 arasında olduğu için enfeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler.

Öksürük; Balın çocuklara öksürüğü önlediğine yönelik küçük kanıtlar bulunmaktadır. Akut ve kronik öksürüklerde kullanılmasını veya kullanılmamasını destekleyen güçlü kanıtlar bulunmamaktadır.

Kanser; Bal kanser tedavisinde de önerilmiştir. Laboratuvar şartlarında kanser hücrelerini yok ettiği görülen balın kanser tedavisinde faydalı olduğu kanıtlanamamıştır.

Önleyici etkiler; Bal içinde birçok polifenol yani doğal antioksidan olarak işlev gören madde barındırdığı için uzun dönem tüketimi sonucu kanseri önlediği, zararlı oksijenradikallerini zararsız hale getirdiği ileri sürülmektedir.

İmmün sistem; İmmün sistemi baskılanmış kişiler bakteriyel veya fungal risk dolayısıyla bal kullanmamalıdırlar.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir